Osmanlı Kıyafetleri
 


KONFEDERASYON İSTİFA 27/03/2008

Federasyon Başkanımız Niyazi ÇAPA kurulduğundan bugüne kadar kuruluş amacına uygun olumlu hiç bir faaliyette bulunmayan Türk Boyları Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmiştir. 27.03.2008

 

İstifa dilekçesine Makaleler bölümünden ulaşabilirsiniz.


Türk Lokumu heykeline tepkimizi gösterdik.
Avusturya'da sergilenen Türk Lokumu heykelini 11.12.2007 tarihinde yaptığımız basın
toplantısıyla protesto ettik. TÜRK LOKUMUNA TEPKİ; AVUSTURYA TOP ŞEKERİ...
Basın toplantısının Türkçe ve İngilizce metnine Makaleler bölümünden ulaşabilirsiniz.
Konuyla ilgili basında çıkan haber linkleri aşağıdadır.
Basın Toplantısı video linki;

726. Ertuğrul Gazi’yi anma ve Yörük Bayramı
726. Ertuğrul Gazi’yi anma ve Yörük Bayramımız Bayram havasında geçti.
Konuyla ilgili Basın Toplantısı metnine Makaleler bölümününden haberlere aşağıdaki
linklerden ulaşabilirsiniz.
 

Paket Vekil istemiyoruz.
Osmangazi Federasyonu Genel Başkanı Niyazi ÇAPA düzenlediği Basın toplantısında Eskişehir halkının Eskişehir'de İthal Aday istemediğini açıkladı. 20 Mayıs 2007
Basın toplantısının tam metnine makaleler bölümünden ulaşabilirsiniz.
 
 
 

Gölpazarı Derneği Kaynaşma Kahvaltısı

Osmangazi Federasyonu üyesi Gölpazarı Derneği'nin üyelerinin kaynaşması için düzenlediği organizasyona Federasyon Yetkililerimiz de katıldı. 20 Mayıs 2007


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

KEYFİYE (Poçu) NEDİR? KÜLTÜRÜMÜZE NASIL GİRMİŞTİR?
Bilinen sebeplerden dolayı ecdadımız Orta Asya’ dan Mahan bölgesi MERV’ den Anadolu’ ya göçü başlattıklarında yolda önceden gidenlerin, sonradan gelenleri, sonradan gelenlerin, önceden gidenleri tanıyabilmeleri için bir ALAMED-İ FARİKA olması gerektiğini düşünür. Aksakallılar birbirlerini yanına yaklaşmadan tanıyabilmek için bir yaz günü çadırlarında oturup bu konuyu görüşürken hafiften yaz yağmuru yağıyor ve biraz sonra diniyor. Yaz yağmurundan hemen sonra gökte bir Alem-i Sema yani Semadaki Alem (Gökkuşağı) oluşuyor, yaşlı aksakallılarımızdan birisi bunu fark ediyor.

“İşte parolamız bu renklerden oluşsun” diyor. Çadırda bulunan ulu aksakallılar kabul ediyorlar. Gökkuşağında bulunan renklerden kumaşlar dokuyarak, her rengin mana ve muhtevasını birlikte açıklıyorlar. Diyorlar ki:

BEYAZ RENK:
Duruluğu, sadeliği ve temizliği ifade etsin

YEŞİL RENK: İmanımızı, muradımızı ve islamı temsil etsin

MOR RENK: Hoşgörüyü, affediciliği ve sevgiyi ifade etsin

KIRMIZI RENK: Bayrağımızın rengini ifade etsin

SARI RENK: İşi, bolluğu, bereketi, buğday başağını temsil etsin

300 yıl süren göç müddetince, yolda birbirlerini bu renklerden yapılan örtülerden tanıyan kardaşlar, karındaşlar karşılama ve buluşmadan haz duydukları keyif aldıkları için birbirlerini tanımaya vesile olan bu parolaya KEYFİYE diyorlar.

Bir takım grupların bu renklere sahip çıkması bunlardan birilerinin anlam çıkarmaları bizi üzmektedir.